www.sandikli03.com
sandıklı tarihi etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster
sandıklı tarihi etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster

03 Ekim 2007 Çarşamba

Sandıklı Kadıları

Mustafa Efendi (Aralık 1651-Ocak 1652)
Fazullah Efendi (1650)
Hamza Efendi Oğlu Mehmed Efendi (Hicri 1668, Miladi 1657-58)
Mehmet Efendi 1667-69)
Ali Efendi (1674-75)

24 Eylül 2007 Pazartesi

Ali Rıza Hakses'den Sandıklı Tarihi


Bu yazı, Diyanet İşleri eski Başkanlarından Ali Rıza HAKSES tarafından kitap basılacak şekilde hazırlamış, fakat bu eser kitap haline getirilip basılamamıştır. Günümüzden 58 yıl önce hazırlanan ve Sandıklı tarihine ışık tutacak bu eseri aşağıda kısa bir bölüm yayınlıyoruz.
Türkiye Cumhuriyetinin Dokuzuncu Diyanet İşleri Başkanı olan Ali Rıza HAKSES 1892 yılında Kayseri İlinin Saraycık Köyünde doğdu.
Küçük yaşta İstanbul'a gelerek ilk tahsilini ve hıfzını Üsküdarda tamamladı. Ruus imtihanını kazanarak Medreset'ül Mütehassisinin Fıkıh ve usulü Fıkıh Şubesine girdi ve başarı ile bitirdi.
Kadıköy, Muğla, Fatih müftülüklerinde, Eğe Bölgesi Geçici Vaizliğinde bulunan Ali Rıza HAKSES, 15 Şubat 1966 yılında Din İşleri Yüksek Kurulu Üyeliğine seçildikten sonra 25 Ekim 1966 tarihinde Diyanet İşleri Başkanlığına tayin edildi ve 15/01/1968 tarihinde emekliye ayrıldı.
Ali Rıza HAKSES 05 Kasım 1983 tarihinde İstanbul'da vefat etti. Allah kendisinden razı olsun.
ÖNSÖZ:
Diyanet İşleri Yüksek Başkanlığının 22.10.1945 tarih ve 122/999/4947 sayılı buyrukları dairesinde bir ay mezuniyetim sırasında İstanbul'a giderken akrabamı ziyaret maksadıyla 6 Kasım 1945 tarihinde Afyonkarahisar iline bağlı bulunan Sandıklı ilçesine gitmiştim. Orada 6 gün kaldığım esnada bu şirin kasabanın bir hayli yerlerini gezerek şehrin tarihi eski ve yeni hallerini öğrenmek ve o zamanların karanlıklarına kalmış olan hakikatlerini meydana çıkarmak amacıyla eski ve yeni eserlere, kitabelere ve mahalli araştırmalara başvurarak SANDIKLI'YI BİR ZİYARET adlı bu eseri, sonuçlayarak yazmış bulunuyorum.
Bu eser Sandıklı için tarihi mükemmel bir eser değildir. Fakat Sandıklı'nın genç ve münevver bilginleri için bundan daha mükemmelini yapmak arzusunda bulunanlara bir başlangıç ve bir anmalık olabilir zannındayım.
İklimi mutedil, hava ve suları çok güzel, bağ ve bahçeleri, dağ ve ormanları ve daha bir çok güzellikleri bulunan bu şirin şehri daha geniş ve daha güzel yazabilmek ve geleceklere daha iyi tanıtmak için uzun uzadıya araştırmalar lazımdır ki vaktimizin darlığına binaen ancak altı günlük ziyaretimde ve İstanbul kütüphanelerinde kısa bir zaman içindeki inceleme ve araştırma neticesinde bu kadarcık yazabildiğimi arz ve noksanının da memleketin genç ve maarifperver bilginlerinden ikmal ve itmamını rica ederim.
SANDIKLI'NIN TARİHTEN EVVELKİ ZAMANA AİT VAZİYETİ
Sandıklı'nın Friglere ait kadim bir şehir olduğu veçhi tesmiyesi:
Karahisari Sahip iline bağlı bulunan Sandıklı şehri eskiden Frikya adlı yerlerin güzel bir kasabası olup APAMİNA KİYOTOS namını taşıyan eski bir şehrin yerinde olduğu rivayet edilmektedir ki "Kiyatos" Yunanca "SANDIK" manasındadır. O halde Agimina Kiyotos tabiri kadiminin "Aziz minanın sandukası" manasına gelmektedir.
Bu itibarla o tarihi kadimde yani milattan önce 13. asırlarda kurulan Frigya'nın ülkeleri içinde ve aziz diyarlar kurbinde bulunan bu kasabanın hali hazırındaki isminde de mücaveret alakasıyla eski manası mümdemiçtir. Çünkü; şehrin medhalinde ve Afyonkarahisar şosesi yakınında bir tepecik üzerinde friklere ait bir sandukanın bulunması hesabıyla bundan galat olarak kasabaya sandukalı yer manasını tazammün eden Sandıklı adı verildiği zannedilmektedir.
Bu tevcihimiz Evliya Çelebi'nin Sandıklı'yı vasf ederken veçhi tesmiyesi sadedinde "Bu Sandıklı kazası, sandık dolusu mallı ve mahsulatlı kazadır." Demesinde daha münasip olsa gerekir. Zira bu kasabadan daha fazla mallı ve mahsulatlı olan yerlere Sandıklı denilmemiştir.
Yukarıdaki izaha göre eski zamanlarda da bu kasabaya Kiyotos adı verilmiştir. Hatta Hukemavi Yunaniden Eflatun'un ders şeriki bulunan ve milattan 450 yıl önce edep ve ahlaka dair eser yazan bir zatında Kivotyas adını taşımakta olduğu ve Ali Suavi (1294) tarafından da o eser tercüme edilerek oraya Kivotyas adının verildiği görülmüştür.
Mahallî ve tarihî tetkiklere göre:
Sandıklı denilmesinde deveran eden değer iki rivayetten biri kasabanın coğrafi durumu, diğeri de tarihi rivayetlerle ilgilidir.
1-) Kaza cephesi, düz ova, ardı dalgalı arazisi ile çevrili, kısmen çukur bir sahada kurulduğundan sandık manzarası gösteren bu kasabaya Sandıklı denilmiştir.
2-) 1935-1936 yılarında Sandıklı'nın kusura köyü civarında kazılar yapan ve Etilere ait İngiliz jeologları ki bu kazılara ait eserler şimdi Afyon müzesindedir, eski devirlerde kutsal adını taşıdığı halde Koçhisar'a istihale eden başka bir köy ile bu ismi karıştırmışlardır.
Tarihi rivayetlere göre Etiler, Sandıklı'ya Samuka derlermiş, o dilde bu kelimenin manası sandık imiş. Sonradan iyonların istila devirlerinde Samuka da "mukaddes sandık" manasına gelen Apamina Kiyotos şeklini almıştır. Diğer bir rivayete göre Yıldırım'dan çok önce Germiyanoğulları sülalesinde olup, Afyonkarahisar'da oturan Sahipoğulları Sandıklı'da hüküm süren Bizans beylerinin bir düğün davetine 40 deve yüklü 80 sandık hediye ( hakikat halde sandıklara sakladıkları 80 bahadır) ile gelmişlerdir. Bu bahadırlar düğünün en tatlı bir deminde gizlendikleri sandıklardan fırlayarak düğün yerini kanlı bir arbedeye çevirmişlerdir. Ve bu suretle Sahipoğulları Sandıklı'yı savaşla geri almışlar ve orasını Bizans tahakkümünden kurtarmışlardır. Kasabanın bir tepesinde bu melhameye (kanlı mücadeleye) şahit olan eski surun harabeleri mevcuttur.


Tüm Sandıklı siteleri arasında arama yapmak için tıklayınız.

İletişim

İsminiz :
Mail :
Konu :
Mesajınız :
Image (case-sensitive):
Google