www.sandikli03.com
şair etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster
şair etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster

03 Ekim 2007 Çarşamba

ŞEYH RAMAZAN (Mahfi)

Sandıklı’da doğmuştur. Âlim bir kişidir. Şâir olduğu da bilinmektedir. Ancak, biz sadece bir kıt’asını elde edebildik. Şiirlerinde “Mahfi” mahlasını kullanmıştır.

Şeyh Ramazan 1616 yılında İstanbul’da ölmüş ve ‘Koca Mustafa Paşa’ dergâhına gömülmüştür.

Elimizde bulunan kıt’ası şudur:

MAHFİ bugün iz gözleyüp

Girdi yola aşk özleyüp

Aşıklara cem eyleyüp

NOT:Bu bölümde yer alan biyografiler; İrfan Ünver Nasrattınoğlu'nun "Afyonkarahisar, Şair ve Yazarları" kitabından alınmıştır.


ŞEYH SAFAİ

18. Yüzyıl şairidir. Yaşantısı hakkında yeterli bilgi edinilememiştir. Nerede doğmuştur, doğum tarihi nedir ve Sandıklı’ya nereden gelmiştir, kesinlikle bilinmemektedir.

Şair Şeyh Safai’nin Bolayır’dan Sandıklı’ya gelmiş olduğu ve uzun süre Sandıklı’da yaşadıktan sonra burada öldüğü söylenmektedir.

Şair ruhlu ve tasavvuf ilmine vakıf bulunan Şeyh Safai 1758 yılında Sandıklı’nın Karadirek(Gılandıras) bucağında ölmüş ve buraya gömülmüştür.

Şairin, basılı bir eseri veya divanı olup olmadığı bilinmemektedir. Ancak, elde bir çok şiirleri vardır:

İLAHİ

Garibim şu diyâr içre beni sarar olmaz

Acep bigeneyim bunda bana kimse yâr olmaz

Yanar âşık ayrı nice bağ ihsanına cananın

Gire gör ravz-ı aşka bu gülşende yanar olmaz.

Deva olmaz bana asla cemalin hastayım ben

Firaşi dert âşkına düşenlere tımar olmaz

Hudadan ger nazar ermezse lutfeyle bize anda

Benim gibi günahkara biriyin hiç itibar olmaz

Göçelim gel bakaya ey SAFAYİ dar-ı rıhketten

Bilirsin kim konan göçer menazilde karar olmaz.

SEHER VAKTİ

Seher vakti gözün uyar

Sana ihsan eder settar

Dil-i candan ona yalvar

Uyan vakti seherlerde

Seher vakti uyan canı

Dilim zikir ede süphanı

Ararsan derde dermanı

Uyan vakti seherlerde

Seher vakti uyananı

Hüda sever o cabnanı

Erişip lütfü rabbani

Uyan vakti seherlerde

Seher vakti kim uyanır

Tecelli nura boyanır

Varır arşa dayanır

Uyan vakti seherlerde

Seher vakti başın kaldır

Vücüdunu nura daldır

SAFAYİ bu güzel haldir

Uyan vakti seherlerde

MANZUME

Evliyanın yolu âyin bu adet kanun efkan imiş

Terk edenler cümle varın aleme sultan imiş

Arifi ilah değil anlarki nefsini bilmedi

Ol kuman-ı zan içinde daima hayran imiş

Eyle tevhit muhteden müzakka zikr ile

Ehli inkar kaldı şöyle mürşidi şeytanimiş

Ko inadı eyle ikrar hak tarika gir yürü

Münker olup aşkı hakkı bilmeyen hayvanimiş

Nice inkar ide hakkı muddeiler göz göre

Afitaptan ol iyandır göz süze bühtan imiş

Ol yedi bahri fena derya değil anlar isen

Vasfa gelmez bahri aşkile gatrası umman imiş

Ey SAFAYİ gel bu sırrı cahile etme beyan

İş bu insan bilmediği nesneye düşman imiş

NOT:Bu bölümde yer alan biyografiler; İrfan Ünver Nasrattınoğlu'nun "Afyonkarahisar, Şair ve Yazarları" kitabından alınmıştır.

SANDIKLILI FİKRİ

Sandıklı’nın Ece mahallesi eşrafından Müminzadeler’dendir.Asıl adı “Mehmet”tir. Şiirlerinde “Fikri” mahlasını kullandığı için bu adla ün yapmıştır.

Fikri 1844 yılında Sandıklı’da doğdu.

1876 yılında Yedek Subay olarak “Pelevne Savaşı”na katıldı.Bozgundan sonra kaçarak İstanbul’a geldi ve bir süre “Acem Han”da kaldı.

Daha sonra Dinar’da öğretmenlik yaptı. Tarikata katıldı. Bundan sonrada divanını yazmaya başladı. Alfabe sırasıyla yazmış olduğu divanın Dinar’da “Emeksizoğlu Hasan Efendi”de olduğu söylenmektedir. Bu zat divanı bastırmamıştır, şairinin el yazısı ile muntazam bir şekilde yazdığı müsvettelerin ne olduğu ise bilinmemektedir.

Sandıklılı Fikri’nin şiirleri Yunus’tan aldığı ilhamla yazmıştır.

Duyguları ilahidir..

En önemli özelliği ise,şiirlerinde ‘Afyon’a has kelimeler’ kullanmasıdır.

1904 yılında Dinar’da vefat etmiştir.

D İ V A N I N D A N P A R Ç A L A R

1

Şunda bir canana gönül düşürdüm

Almadı gönlümü almayıp gider

Aşk ile divane olup şaşırdım

Kalmadı hiç aklım kalmayıp gider

2

Kurbandır vücüdum anın yolunda

Nev’i muhabbeti çoktur kolunda

Gözüm yok cihanın cife yolunda

Gelmez hatırıma gelmeyip gider

3

Ateş derdime bir deva olmaz

Zikirsiz bir vakit yaram onulmaz

Döktüğüm gözyaşı hesaba sığmaz

Gülmez kara bahtım gülmeyip gider

4

Zahir hemin özün hebaya salmaz

“Hüvelbaki” gayrı kimseler kalmaz

FİKRİ SANDIKLILI’yı kıymetin bilmez

Bilmedi kadrini bilmeyip gider

5

Dünyada ölümü kimse istenez

Elde irade yok çaresiz gider

Oraya gidenler vücut beslemez

Yalnız gömülmeye parasız gider

6

Orada bilmezler kışlık azığı

Kabirdedir kıyametin kazığı

Acımazlar sana kim der yazığı

Karanlık toprağa çırasız gider

7

Orada ekleder seni haşerat

Üzerinde biter nebatat

Hüsnü amel kazan bulursun necat

Karanlık yola mostrasız gider.

8

O yollarda pazr ahzu ita yok

Bir kimseden sana zerre vefa yok

Âmeline göre orda ceza çok

Necat bulan nadir yarasız gider.

9

Bin üç yüz iki de kırk bir yaşına

Girip FİKRİ yazdı hece taşına

Çekecekler bir bir mizan başına

Terazi ağarsa tarasız gider.

KIT’A

Acep toprağımız bir testici destisinde geçseydi

Kimin testi,kimin bardak yapardı kimimizi hap

Biliyorken fikir yanında bu madut cevheri mevcut

Hezar kıl şükrünü vermiş sana aşk bir elkap.

G Ö N Ü L

Gönül hakkın yapısı

Gönül rıza kapısı

Bağı irem kokusu

Lutfi hüdadır gönül.

Kimseyi görme hakir

Sevgilidir ol fakir

Gaflete olma esir

Gizli rızadır gönül.

Gönüldür hakka mesken

Çün hak açtı yelken

Dostunu celb ederken

Cana safadır gönül

Kim ki bu gönlü ola

Rızai hakkı bula

Her işi asan ola

Derde devadır gönül

NOT: Buradaki bilgilerin tamamı İrfan Ünver Nasrattınoğlu’nun yazdığı “Afyonkarahisar şair ve yazarları” isimli eserden alıntılanmışıtır.

NAMİ (Mehmet Emin Çakıroğlu)

Sandıklı’da doğmuştur. İlçe eşrafından Çakalzade’lerdendir. Babasını küçük yaşta kaybetmiştir. Tahsilini Darüşşafaka’da yapmıştır. Çeşitli devlet memurluklarında bulunduktan sonra. P.T.T Müdürlüğü'nden emekli olmuştur.

Mehmet Emin Çakıroğlu, Fransızca bilir, zeki, iyi karakterli çevresi tarafından sevilen bir kişidir.

Şiirlerlerinde NAMİ mahlasını kullanan Çakıroğlu’nun basılı bir eseri olmamasına rağmen, yazdığı şiirlerle çevresinde ün yapmış ve şiirleri bir çok sanat dergilerinde yayınlanmıştır. Ayrıca bazı şiirleri bestelenmiştir..

Aşağıya güzel bir manzumesini alıyoruz:

M A N Z U M E

Temammül kalmadı tende Feleğin cevri yetmez mi

Hususu lutfi ihsani acep bir gün erişmez mi

Ne çekti Ademü Havva Felekten etmedi şekva

Kurulmuş bir dolap amma görenler hayret etmez mi

Seherde açılır güller öter şevkile bülbüller

Bilirmisin neler söyler bu gam bir lahza yetmez mi

Girer pervane devrane atılır şemi suzane

Yanar bişare merdane ne hikmettir bilinmez mi

Doğar hurşid güler yüzler fusunkardır güzel sözler

Sunar peymaneyi saki yakar bilcümle aşşakı

Cihanda aşk kalur baki bu şerbetten içilmez mi

Nedir NAMİ feryadın Muhammed aşkile bünyadın

NOT: Bu bölümde yer alan biyografiler; İrfan Ünver Nasrattınoğlu'nun "Afyonkarahisar, Şair ve Yazarları" kitabından alınmıştır.

Şairlerimiz

ŞEYH HAMZA: 18.yüzyılda yaşamış ve döneminin sayılı şairlerinden olup, leblebiciler loncasının piri olduğu kabul edilir.
ŞEYH SAFA: İlmi tasavvufa aşina olan Şeyh Safa, yazdığı manzumelerle halk arasında geniş bir yer bulmuştur.
ŞAİR MEHMET FİKRET: Birinci Dünya Savaşı sırasında ölmüştür. Mezarı hakkında fazla bir bilgi yoktur.
MEHMET EMİN ÇAKIROĞLU: Darüşşafaka mektebinde tahsil görmüş, Fransızcayı iyi bilen, "Nami" mahlasıyla anılan bir şairimizdir.
FİKRİ: Asıl ismi Mehmed, mahlası ise "Fikri"dir. Dinar'da muallimlik etmiş, şiirlrini aruz ve hece vezniyle yazmıştır.

Tüm Sandıklı siteleri arasında arama yapmak için tıklayınız.

İletişim

İsminiz :
Mail :
Konu :
Mesajınız :
Image (case-sensitive):
Google